301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
20 Ocak 2017 - Cuma 21:15
 
Ercan Öksüz Yazdı: Müzesiz Kent
 
 

UNESCO’nun dünyanın en eski 9 şehrinden ve medeniyetlerin beşiği olarak kabul ettiği Van maalesef yanlış politikalar ve yanlış yönetimler nedeniyle kendi değerini her gün biraz daha yitiriyor. Özellikle Kültür alanında tam bir basiretsiz yönetim anlayışı ile karşı karşıya olan kadim kentimizin bir müzesi bile yok.
Şaşırdınız değil mi ? Şaşırmakta haklısınız… UNESCO’nun bile medeniyetlerin beşiği olarak kabul ettiği Van’ın bir müzesi yok… Biz Van’da yaşayanlar için bu durum çok şaşırtıcı olmayabilir ama UNESCO’ya uyarak Van’a gelen her turist için bu durum büyük bir hayal kırıklığı oluyor.
Şimdi oldukça duyarlı yöneticilerimiz yeni bir müze yapmadan eski müzeyi kapattılar. Urartu Müzesi yapılacak diye 2011 yılından bu yana kapalı olan bir müzemiz var. Şu anda binlerce eser müzenin deposunda çürüyor.
Müze konusuna bu kadar önem atfetmemin nedeni tamamen kadim kentimizin tarihsel yapısıyla ilgili. Rize, Isparta, Burdur ya da Kırıkkale’den söz etmiyoruz, Van’dan söz ediyoruz. Düşünün oralarda bile müze var ama Van’da yok. Tarihi kültürel yapısı zengin olmayan bu iller bile içine birkaç taş koyuyor ve müze adı altında sergiliyorlar.
Müzesi olmayan Van’ımız Arkeolojik araştırmalara göre yazılı tarih öncesi dönemleri M.Ö. 5000-3000 yılları Kalkolitik dönem başlarına kadar uzanıyor. Bu medeniyetin temelini atan Kürtlerin atası olan Hurriler’dir. Hurriler’den sonra Kürtlerin sırayla kurduğu ve Urartular ve Med’ler yukarı Mezopotamya olarak biline bu coğrafyaya binlerce tarihi yapı ve eser bıraktı. Bu medeniyetlerden sonra kurulan irili-ufaklı onlarca devlet kuruldu. Yani anlatmak istediğim Şehri – Van medeniyetler hazinesidir. Özellikle günümüzde ayakta kalabilen Van Kalesi, Hoşap Kalesi, Akdamar Kilisesi, Şahmeran Kanalı, Çavuştepe kalesi, eski Van şehri, Yedi Kilise ve Van Gölü adalarında bulunan diğer kiliseler ve daha binlerce yapı. Ve toprak altında keşfedilmeyi bekleyen binlerce yapı ve eser… Bu kadar zengin bir şehre sahibiz ama gel gör ki bunlara sahip çıkacak ve bu eserleri koruyacak, halka ve turizme kazandıracak kimse yok.

Yukardan bahsetmiştik. Unesco bu şehri medeniyetler beşiği ve dünya üzerinde kurulan 9. Şehir olarak kabul ediyor. Acaba biz bunu ne kadar biliyoruz ve bu şehre ne kadar sahip çıkıyoruz.

Bunun cevabı var… Oda sahip çıkmadığımız gibi, bin yıllardır doğa ananın koruduğu tarihi ve doğal yapıları yok etmek için adeta seferber olmuşuz. Birde bu konularda görevli olan yetkililer acaba ne yapıyor.Size söyleyeyim: Yetkiler bu yapıları korumadığı gibi define avcılarının insafına bırakmış durumda. Bu medeniyete en başta halk olarak biz sahip çıkmalıyız, bu toprakların asıl sahibi biziz. Atalarımızın bize bıraktığı bu hazineyi, bizde geleceğe taşımalıyız. Şimdi resmi olarak bir şehirde bu yapıları korumak, gün yüzüne çıkarmak, sergilemek ve turizme kazandırmak için resmi kurumlar var, bu kurumlarda çalışanlar yüklü miktarda maaşlar alıyor, bu sayede makamlara oturuyorlar. Peki bizim onlara sağladığımız bu imkanların karşılığını bize ne sunabiliyorlar? Hiç bir şey sunamadıkları kesin, o zaman istifa etmeleri gerekmiyor mu? O koltukları daha ne kadar işgal edeceksiniz?

Yıllardır yapılan kazılarda çıkarılan bu eserler ve yapıların bir kısmı Van Müzesi’nde sergileniyordu. 2011 depreminden sonra bu müze kapalı olduğu gibi, bünyesinde bulundurduğu eserlerin ne durumda olduğu da bilinmiyor. Çünkü; bu eserlerin ziyaret edilmesi yasak. Yani Müze 6 yıldır kapalı. Bir gazeteci olarak müze’de bulunan eserlerle ilgili haber yapmak istedim ama birçok bürokratik engelle karşılaştım. Bir gazeteci olarak gidip gezemiyorsam ve haber yapamıyorsam bir vatandaş nasıl gidip gezecek. Gezemeyecek çünkü kapalı. Yani halkın tarihi, halka kapalı. Müzede sergileme alanında bin 500, depoda ise 40 bin eser bulunuyor. Yıllardır depolarda 40 bin eser bulunuyor ama bunları ne gören ne de ziyaret eden var. 40 bin eser ne demek… Halkın 40 bin eseri yıllardır karanlık depolarda bekletiliyor. Yazık değil mi? Halkımızın binlerce yıllık emeği sonucunda ortaya çıkan bu eserler karanlık depolarda saklanması. Hakkımız olan bu eserlerin bir an önce gün yüzene çıkarılması ve herkesin görebileceği bir yere taşınması. Şimdi yetkililer bana diyecekler biz Van Kalesi bölgesinde muhteşem bir müze yapıyoruz. Hatta diyecekler bu müze için milyonlarca TL para harcıyoruz. Hatta ve hatta diyecekler bölgenin en büyük müzesini yapıyoruz. Evet doğru orada biz yapı yapıyorsunuz. Milyonlarca TL harcadınız. Hatta bölgenin en büyük yapısı da olabilir. Bende size diyorum o yapı acaba Van’ın kültürel yapısına uygun mu? Yaptığınız bu yapı, Hurrilerin, Urartuların yoksa MED’lerin bıraktığı yapılarla bir alakası var mı?. Eğer bir yerde bir müze yapacaksanız. O müze o şehrin dokusana uygun olması gerekir. Ben bu yapıyı bir şeye benzetemedim. İnanıyorum ki, halkımız da öyle düşünüyor. Madem ki yaptınız, bari bir an önce açın. Açında bu depolarda çürüyen eserleri kurtarın. Bana öyle geliyor ki yapılan bu yeni yapıda çürümeye terk edilecek. Zaten dışarıdan baktığımız bu yapının bahçesi ve avlusu çöplerden geçilmiyor. Halen bir çevre düzenlemesi bile yok. Ben şahsi kanaatim, bu yapının çok uzun ömürlü olacağını düşünmüyorum. Olan yine depolarda bekletilen eserlere ve halkımızın parasına olacak. Umarım yetkiler bunu duyar ve gereğini yaparlar.

 
Etiketler: Ercan, Öksüz, Yazdı, Müzesiz, Kent
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Van
Az Bulutlu
Güncelleme: 13.10.2019
Bugün
- 20°
Pazartesi
- 20°
Salı
- 20°
Van

Güncelleme: 12.10.2019
İmsak
04:44
Sabah
06:05
Öğle
11:58
İkindi
15:09
Akşam
17:41
Yatsı
18:57
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı